Annelik Duygusu Nedir: Sevgiyle Yoğrulmuş Bir Fedakârlık Hikayesidir

Aslında annelik duygusu, baştan sona bir fedakârlık ağıdır. Annelik bazen uykusuz gecelerle bazen yorgun bedenlerle bazen de stres dolu günlerle geçer. Ama tüm bunların temelinde tek bir şey vardır: Annelerin çocuğuna duyduğu sınırsız sevgi. Mutlu bir bebeğin sırrı mutlu bir annedir. Annelik bir mükemmeliyet yarışı değil sevgiyle büyüyen bir yolculuktur.

Her annenin hikayesi farklıdır; her evin her bebeğin her yolculuğun kendine özgü bir tonu vardır. Her farklı hikayeden öğreneceğimiz çok şey olduğuna inanıyorum. Ben de bir anne olarak kendi deneyimlerimden ve edindiğim bilgilerden yola çıkarak bu blogda paylaşımlar yapıyorum. Belki bir an, bir fikir belki de bir satır sizi annelik yolculuğunuzda destekler. 

Anneliğe Giriş:

Hamilelik dönemim boyunca kendimi anne olmaya, bebek bakmaya ve bebeğim için en iyisini yapmaya hazır hissediyordum. Doğum yaptıktan sonra hayalini kurduğum  bu annelik duygusu için ne kadar hazırlıksız olduğumu anladım. Anladım ki “Annelik ” hazırlanabileceğim bir duygu değildi. İçimde bir yerlerde var olan beni yöneten bir duyguydu. Anne olmadan önce duygularımı ve tahammül seviyemi ben belirliyordum. Anne olduktan sonra bunu belirleyen şeyin annelik içgüdüsü olduğunu anladım. Çünkü o zamanki sabrımın ve şefkatimin sınırını ‘annelik duygusu’ belirliyordu.

Dünyaya yeni bir bebek getirmek, heyecanlı biraz korkutucu ve çok sevgi doludur. Bebeğin bakımına  ve ona alışma sürecine adapte olmaya çalışırken zamanın ne kadar hızlı geçtiğini anlayamadım. Âdeta su gibi akıp geçiyor zaman. Oysaki  bebeğime hemen kavuşmak için hamilelik çabuk bitsin istiyordum. Hesaba katmadığım şey şuydu; Saatler günlere günler aylara dönüşüyor. Ben farkında olmadan bebeğim yanı başımda hızla büyüyor.

Bebeğini Tanı:

Her gün bebeğimle ilgili yeni bir şeyler öğreniyordum. Gülüşünü , kokusunu, uyku saatini, duygularını hatta ağlama tonu ile ne hissettiğini çözdüm zamanla. Annelik; sadece bebeğine bakım yapmak ihtiyaçlarını karşılamak değildir. Bebeğine sevgiyi verebilmektir. Bebeğine baktığın zaman gözlerinin içindeki o mutluluğu görmek ve ona aşılamaktır.

Bebeğinizin temel ihtiyaçlardan sonra en önemli ihtiyacı onunla kurduğunuz sevgi ve güven bağıdır. Bu yüzden doğduğu andan itibaren bebeğinizle göz teması kurun. Ona sevgiyle bakın. Onunla konuşun ve ona bol bol sarılın bu şekilde güveni hissettirin. Anneliğe bazen öyle kaptırıyordum ki kendimi bebeğimle yeniden yaşıyordum tüm duyguları. Onunla gülüyor, oynuyor, ağlıyor yeri gelince onun acısını kendi acım gibi hissediyordum işte bu yüzden annelik anlatılmaz yaşanır. İlk günlerdeki  o tecrübesiz hallerim birer güzel anıya dönüştü zamanla. 

Anneliğe Alışmak:

Annelik, bir duyguyu bilip onunla nasıl baş edeceğini bilmemek gibidir. Biz anneler çocukları için her şeyin en iyisini yapmak isteyen ama hiç bir şeye yetişemeyen hep daha fazlasını yapma arayışında olan ruhu güçlü kadınlarız.

Annelik içgüdüsü kadınlara doğuştan verilmiştir bu yüzden çocuklarımıza olan sevgimiz ve merhametimiz sorgulanamaz. Bazen bir anne olarak uzaklarda bir yerde de olsa bizim gibi aynı yollardan geçmiş ve bizimle aynı duyguları paylaşmış annelerin olduğunu bilmek bize çok iyi gelir. Annelikle ilgili anlatamadığım ama yaşadığım o kadar çok duydu var ki hangilerini anlatsam bilmiyorum. Bu duyguları sadece benim yaşamadığımı ve yaşamayacağımı bilmek bile bana manevi bir huzur veriyor. Unutmayın ki anneleri en iyi anneler anlar.

Kendinizi İhmal Etmeyin:

Değinmek istediğim bir diğer konu ise annelerin bebekleriyle ilgilenirken kendilerini ihmal etmesidir. Biz anneler ilk günlerde sessiz bir kahramanlık edasıyla her halimizi ve acımızı kendimize saklayarak sadece bebeğimize odaklanıyoruz. Aslında zaman ayırmamız gereken en önemli kişi biziz. Çünkü gerçek şu ki mutlu bir bebeğin sırrı mutlu bir anneden geçer. O yüzden kendinize zaman ayırın, kişisel bakımınızı yapın, kitap okuyun yada hayalleriniz için bir adım atın bu tamamen size kalmış.

Doğumdan sonra iyileşmek zaman alır her iki doğum şekli için de bu durum böyledir. Bu yüzden bu süreci hızlandırmak için  iyi beslenmeye ve hijyenik bir bakıma ihtiyacınız var. İhtiyacınızın fazlası ise motivasyonunuzdur. Her şeyin güzel olacağını düşünüp ona göre yaşamak hayata karşı bir artıdır. Doğum gerçekleşti bedeniniz rahatladı ama her şey burada bitmiyor. Asıl mesele şimdi başlıyor artık  iyi bakmanız gereken bir ‘BEBEĞİNİZ’ ve bebeğiniz için iyi bakmanız gereken bir ‘SİZ’ olacaksınız. Bu durumu ne kadar erken kabullenirseniz sizin için o kadar iyi bir adım olacaktır.

sonuç:

Annelik tabi ki bir mükemmeliyet yarışı değildir. Bebeğinizle yaşayıp öğreneceğiniz bir öğrenme yolculuğudur. Bebeğinizi gözlemleyin onunla vakit geçirin bol bol sarılın koklayın kısacası bebeğinizle olan her anın tadını çıkarın. Çünkü zamanı geriye alamazsınız her şeyi vaktinde yaşamak güzeldir. Yapmanız gereken bütün işler bir kaç saat veya bir kaç gün bekleyebilir. Siz akıp giden zamanın inadına minik bebeğinizle vakit geçirin onunla anı yaşayın.

Annelik inişli çıkışlı bir yolculuktur. Siz ‘bebeğinize rağmen değil bebeğinizle birlikte’ yürüyün bu yolu o zaman göreceksiniz hayatın ne kadar güzel ve yaşamaya değer olduğunu. Ruhu güçlü ve motivasyonu yüksek anneler demek; geleceğin güçlü, başarılı, özgüvenli ve sevgi dolu çocukları demektir. Son olarak hayatta her zaman şükretmeyi bilmek lazım çünkü şükredecek çok şeyimiz var. Sevgiyle kalın.

Bir Yanıt Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir